İran’da yeni rejim: Satranç tahtası yeniden şekilleniyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ev sahipliğinde Versay Sarayı’nda düzenlenen akşam yemeğinde ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında ateşkes anlaşması imzalanması, uluslararası kamuoyunda “ironik bir tercih” olarak yorumlandı. Mekan seçimi, bir buçuk sayfalık mutabakat zaptı ile 1919’da imzalanan, Avrupa’yı yeniden şekillendiren Versay Antlaşması arasında karşılaştırmalara yol açtı. Versay’ın ağır koşulları geride öfkeli bir Almanya bırakmış ve 20 yıl sonra yeni bir küresel çatışmanın zeminini hazırlamıştı.

Ateşkesin üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen, Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan çatışmalar bölgedeki tehlikenin devam ettiğini gösteriyor. Savaşa yol açan temel sorunların hiçbiri çözüme kavuşturulamadı. Orta Doğu’daki durum, çatışma sürecindeki kadar riskli görünüyor. İran’ın 28 Şubat’ta ABD/İsrail saldırısında öldürülen eski dini lideri Ali Hamaney’in ardından ülkede yeni bir dönem başladı. Hamaney’e yönelik saldırıyla başlayan savaşta İran, çok sayıda üst düzey yöneticisini ve komutanlarını kaybetti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Trump ve Macron Versay’da, 17 Haziran 2026

SAHADAKİ DÖNÜŞÜM

BBC’ye demeç veren Johns Hopkins Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler Profesörü Vali Nasr, mevcut savaşın düşünülenden çok daha kapsamlı olduğunu belirtti. Nasr, bu büyüklükteki tüm savaşların nihayetinde satranç tahtasının düzenini değiştirdiğini ve bu çatışmanın da Orta Doğu için aynısını yapacağını ifade etti. Ocak ayında İran’da yaşanan halk protestoları, Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran’ın çökmek üzere olduğu yönündeki öngörülerini güçlendirmişti.

On yıllardır süren uluslararası yaptırımlar nedeniyle harap olan İran ekonomisi, 6 ay önce ABD ve İsrail ile yaşanan 12 Günlük Savaş’ın yaralarını hala derinden hissediyor. Uzun süre diplomatik bir koz olarak kullanılan nükleer program, Trump’ın iddia ettiği gibi tamamen ortadan kaldırılamadı ancak önemli ölçüde zarar gördü. Zenginleştirilmiş uranyum stokunun büyük bir kısmının İsfahan Nükleer Tesisi yakınlarındaki molozlar altında gömülü olduğu düşünülüyor.

DİRENİŞ EKSENİNDE YENİ DENGE

İran’ın Orta Doğu’daki vekil güçleri ve müttefiklerinden oluşan “Direniş Ekseni” önemli gerilemeler yaşadı. Suriye’de yakın müttefik Beşar Esad rejimi 2024 sonlarında birkaç hafta içinde devrilirken, Lübnan’da İsrail’in Hizbullah’ın önde gelen üyelerine düzenlediği suikastlar örgütün saflarını dağıttı. Gazze’de ise Hamas, ekim 2023’te başlayan soykırımın ardından İsrail ile savaşta ağır yaralar aldı.

Yemen’deki Husilerin İsrail’e balistik füzeler fırlatması ve Kızıldeniz’deki gemilere saldırması üzerine İsrail, ABD ve İngiltere karşı saldırılar düzenledi. Tüm bu gelişmelerin ardından genel kanı, İran’ın 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en savunmasız dönemini yaşadığı yönündeydi.

New York Times’ın (NYT) haberine göre Trump, İran’ın zayıflığını gösteren çeşitli istihbarat raporları aldı. Hamaney’e suikast emri ve İran savaşının patlak vermesi, Tahran yönetiminin bölgedeki gücünü büyük ölçüde yitirdiğini öne süren raporların ardından geldi.

İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney

YENİ LİDERLİK: DEVRİMİN ÇOCUKLARI

İran’da eski neslin yerini alan yeni liderlik, seleflerinden belirgin şekilde farklı bir profil çiziyor. 56 yaşındaki yeni dini lider Mücteba Hamaney, savaşın başında öldürülen babası Ali Hamenei’den 30 yaş daha genç. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan 71, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Devrim Muhafızları Başkomutanı Ahmed Vahidi gibi kilit isimlerin çoğu ise 60’lı yaşlarında. 1979 devrimini gerçekleştiren kuşağın çoğu üyesi artık hayatta değil.

Chatham House Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, yeni liderlerin “devrimin çocukları” olduğunu söyledi. Vakil, 86 yaşındaki Ali Hamaney’in ölümünden önce İran’ı yönetmeyi fiilen bıraktığını belirterek, sistemin evriminin önündeki en büyük engelin Hamaney olduğunu ifade etti. On yıllar boyunca ihtiyatlı davranan Hamaney’in “ne savaş ne de barış” stratejisi izlediğini söyleyen Vakil, haleflerinin ise daha cesur davrandığını kaydetti.

Mücteba Hamaney, İran’ın dini lideri olarak seçilmesinden bu yana suikast girişimlerinden korunmak için kamuoyu önüne çıkmadı. Hamaney, babası için düzenlenen cenaze törenlerinde de yer almadı.

SAVAŞ VE DİPLOMASİ ARASINDAKİ YENİ YAKLAŞIM

Vali Nasr, yeni liderliğin önceki nesle kıyasla çok daha agresif bir şekilde savaşa girmeye istekli olduğunu belirtti. Trump’ın 2020’de eski Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani’yi öldüren saldırının ardından İran, Irak’taki ABD üslerine misilleme yapmadan önce niyetini kasten belli etmişti. Bu yıl ise ABD ve İsrail’in topyekün saldırısına karşılık olarak İran, Bahreyn’deki Beşinci Filo karargahı ve Katar’daki El-Udeid Hava Üssü de dahil olmak üzere bölgedeki birçok ABD üssüne saldırılar düzenledi.

Kuveyt’te 6 ABD askerinin hayatını kaybettiği çatışmalarda yüzlerce asker yaralandı. İran’ın Körfez müttefiklerine saldırma, gemi trafiğini hedef alma ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma isteği Beyaz Saray’ı şaşırttı. Uluslararası Kriz Grubu İran Proje Direktörü Ali Vaez, Körfez ülkelerinin artık ABD’nin güvenlik şemsiyesinin ve kendi caydırıcılık stratejilerinin güvenilirliğini sorguladığını belirtti.

KÖRFEZ’DE YENİDEN YAPILANMA

AFP’nin ismi paylaşılmayan bir diplomata dayandırdığı haberine göre, Körfez ülkelerinin çoğu, İran ile ilişkilerini düzeltmek için girişimlerde bulunuyor. İran ile ilişkilerini 2023’te yeniden tesis eden Suudi Arabistan, Tahran ve Körfez ülkelerini bir araya getirecek bir “uzlaşma zirvesi” düzenlemeye hazırlanıyor. Ali Vaez, bu gelişmelere rağmen hiç kimsenin ABD ordusuyla bağlarını koparmaya hazır olmadığını düşünüyor.

Vaez, mevcut durumu eski düşmanların farklı bir ilişki biçimini düşündüğü, olasılıklarla dolu bir “esneklik anı” diye niteledi. Bölgede yeni bir gerçekliğin ortaya çıktığını ifade eden Vaez, Körfez ülkelerinin risklerini azaltmaya çalışabileceğini ancak sonuçta diplomasiden daha iyi bir seçeneklerinin olmadığını belirtti.

Körfez ülkeleri, savaş süresince İran’ın misilleme saldırılarına hedef oldu. Saldırılarda Kuveyt, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) yer alan ABD üslerinin yanı sıra limanlar ve petrol tesisleri de zarar gördü.

YENİ TOPLUMSAL SÖZLEŞME

Trump’ın Ocak ayında İran vatandaşlarına “Yardım yolda” sözü vermesi ve 28 Şubat’ta savaşı başlatırken “Hükümeti devralın” çağrısı yapması şimdiye kadar karşılık bulmadı. Tahran’da yeni bir nesil iş başında olsa da, henüz halka daha özgür ve müreffeh bir gelecek vaadi sunulmadı. Chatham House analisti Aniseh Bassiri Tabrizi, hükümetin muhalefete yönelik yaklaşımında bir değişiklik beklemediğini, güvenlik güçlerinin sokaklara çok sıkı bir şekilde odaklanacağını söyledi.

Devlet kurumları dışında başörtüsünün artık zorunlu olmaması, İran’ın bazı eski tabuları yavaş yavaş bir kenara bıraktığını gösteriyor. Vali Nasr, bu değişikliklerin zorunluluktan ve devlete olan güveni yeniden tesis etme ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Nasr, devlet çıkarları gereği yöneticilerin pragmatik davranarak gevşeme kararı aldığını ifade etti.

BELİRSİZLİKLER

Mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran, 60 gün boyunca ABD yaptırımlarından muafiyetle ham petrol ve petrol ürünleri ihraç edebilecek. Müzakere süreci boyunca milyarlarca dolarlık dondurulmuş İran varlığının serbest bırakılması ve nihai anlaşmada tüm uluslararası yaptırımların kaldırılması gündeme gelebilir. Anlaşmada ayrıca 300 milyar dolarlık bir “yeniden yapılanma ve kalkınma” planının oluşturulmasına da değiniliyor.

Ali Vaez, bu dönemi “Mao sonrası Çin’e” benzeterek, sistemin bir bütün olarak bir şeylerin değişmesi gerektiğinin farkına vardığını kaydetti. Öte yandan Sanam Vakil, anlaşmaya varılamaması ve Trump’ın sabırsızlanarak üçüncü bir savaş turuna hazırlanması olasılığına dikkat çekti. İran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı’nın geleceği ve Lübnan’daki savaş gibi konulardaki anlaşmazlıklar, ateşkes görüşmelerinde başarısızlık olasılığının güçlü biçimde masadaki varlığını korumasına neden oluyor.

The post İran’da yeni rejim: Satranç tahtası yeniden şekilleniyor first appeared on Kilis Egitim.

Author: Fatma Yıldız