Yıllar sonra yeniden "taş atan çocuklar" suçlaması

Haber

Urfa’da Rojava Protestoları Sırasında Gözaltına Alınan 16 Yaşındaki Çocuk Tutuklandı

Şam yönetimine bağlı güçlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) saldırılarını protesto etmek için Urfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen gösterilere katılan ve gözaltına alınan 16 yaşındaki çocuk tutuklandı.

Urfa 4. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama kararını yürüyüşe katılanların polise taş attığı iddiasına dayandırarak verdi. Çocuğun hem bireysel iradesinin olmadığı hem de örgüt talimatıyla eyleme katıldığı savunuldu. Tutuklama sebebi olarak “örgüt üyeliği” suçlaması gösterilse de belirli bir örgüt adı belirtilmedi.

“Darp İzleri ile Dolu Vücudu ve Kafası”

22 Ocak Perşembe günü gözaltına alınan ve darp edilen çocuğun avukatı Ahmet Taş, müvekkilinin maruz kaldığı hak ihlallerini anlattı. Çocuğun üstün yararı ve aileyle bütünlük ilkesine vurgu yapan Taş, çocuğun yetişkin gibi değerlendirildiğini dile getirdi.

Taş, müvekkilinin yaşadığı darp olayını şu sözlerle aktardı:

Çocuk Suruç’taki Rojava yürüyüşüne katılıyor, aniden olaylar çıkıyor ve polisler tarafından zırhlı araçla gözaltına alınıyor. Gözaltında ciddi şekilde darp edilen çocuğun kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri bulunmakta. İşkence Suruç Emniyet Müdürlüğü’ne gidiş yolunda da devam ediyor. Hastaneye götürülürken yolda tekrar darp ediliyor ve hastanede polisler tarafından alay ediliyor. Pansuman yapılmasına rağmen darp edildiğine dair bir rapor tutulmuyor. Urfa’ya getirilirken hastanede darp raporu alınması gereken çocuğun hakları ihlal ediliyor.

"Şırnak

Savcılıktan Çocuğa: Avukatını Dinleme, Etkin Pişmanlıktan Yararlan

Çocuğun gözaltı sürecinde yaşadığı fiziksel şiddet, adliyede psikolojik şiddetle birleşiyor. Avukat Ahmet Taş, çocuğun savcılıkta maruz kaldığı baskıyı aktardı.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen 16 yaşındaki çocuk, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı. Taş, müvekkilinin kasıtsız bir şekilde örgüt üyeliğiyle suçlanmasını skandal olarak nitelendirdi ve adaletsizlik olduğunu belirtti.

Çocuğun tutuklama dosyasında tek fotoğraf bulunmakta ve yüzü net olmadığı için kim olduğu belirsiz. Örgüt üyeliğine dair hiçbir delil bulunmamaktadır. Müvekkilimin serbest bırakılmasını talep ettik, ancak tutuklama kararı skandal nitelikteydi.

"Çocuklar kuşatma altındayken kimse özgür değil"

Tutuklamanın Ardındaki Adaletsizlik

Müvekkilin avukatı Ahmet Taş, darp edilmesinden yargılama sürecine kadar yaşanan adaletsizliklere dikkat çekerek, “Bu durumda yargılanması gereken asıl kişiler, çocuğu darp eden polisler, sağlık görevlileri ve sessiz kalan savcıdır.” dedi.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Çocuğun üstün yararı ilkesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3. Maddesi ile belirlenmiştir. Bu ilkeye göre her türlü eylemde ve kararda çocuğun en iyi çıkarları gözetilmelidir. Çocukların bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimi için koruma sağlanmalı ve çocukların görüşleri dikkate alınmalıdır.

Çocuğun üstün yararı ilkesi, esnek ve hakkaniyetli bir şekilde çocuğun gelişimini desteklemeyi amaçlamaktadır. Karar alma sürecinde çocuğun aktif bir rol alması, istekleri ve düşüncelerinin önemsenmesi gerekmektedir.

(NÖ)

Scroll top