Çinli Şirketler Avrupa’daki Yatırımlarını Genişletmeyi Hedefliyor

LÜKSEMBURG, 25 Mart 2026 – Avrupa pazarında faaliyet gösteren Çinli şirketler, artan düzenleyici baskılara rağmen önümüzdeki üç yıl içerisinde yatırımlarını artırmayı planlıyor. Avrupa Birliği’ndeki Çin Ticaret Odası, Çin Ekonomik Bilgi Servisi Shanghai Genel Merkezi ve Xinhua Haber Ajansı’nın Avrupa Bölge Ofisi tarafından gerçekleştirilen bir anket ve röportajlar neticesinde hazırlanan rapor, Lüksemburg’ta yayımlandı. Bu raporda AB’ye daha istikrarlı ve öngörülebilir bir iş ortamı sağlanması gerektiği vurgulanıyor.

Ankete katılan Çinli şirketlerin yaklaşık %80’i, Avrupa’daki yatırımlarını önümüzdeki üç yıl içinde artırmayı düşündüklerini ifade etti. Bu durum, şirketlerin Avrupa’ya global stratejileri çerçevesinde verdiği önemi gözler önüne seriyor. Rapora göre, Çinli firmalar, Avrupa’yı Çin ile Avrupa arasında stratejik bir uyum sağlamak ve dünya genelinde yeşil ve dijital geçişin sunduğu fırsatları değerlendirmek için kritik bir pazar olarak değerlendiriyor.

Raporda, Avrupa’da “Avrupa için, Avrupa’da” stratejisini benimseyen Çinli firmaların özellikle elektrikli araçlar ve temiz enerji gibi alanlarda yerel istihdam yaratma ve teknoloji transferine odaklandıkları belirtiliyor. Ayrıca, Çin yatırımlarının son yıllarda 18 farklı sektöre yayılmasının yanı sıra, yenilenebilir enerji, ileri imalat, bilgi ve iletişim teknolojileri ile dijital ekonomi gibi alanlarda daha fazla işbirliği fırsatları sunduğu ifade ediliyor.

Çin ve AB, birbirlerinin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunu korumaya devam ediyor. Çin gümrük verilerine göre, 2025 yılında Çin’in AB ile ticareti, bir önceki yıla göre %6 artarak 5,93 trilyon yuana (yaklaşık 860 milyar ABD doları) ulaştı. Bu rakam, dönemde Çin’in toplam dış ticaretinin %13’ünü oluşturuyor.

Raporda, birçok Çinli firma, AB’deki politikalarla ilgili belirsizliğin en büyük endişe kaynağı haline geldiğini belirtiyor. Katılımcıların yarısından fazlası, AB politikalarındaki belirsizliklerin kültürel farklılıklar, jeopolitik riskler ve pazara erişim engellerinden daha fazla endişe yarattığını ifade etti. Yaklaşık dörtte üçü ise, AB politikalarının daha istikrarlı ve öngörülebilir hale gelmesinin, bekledikleri en önemli değişiklik olduğunu dile getiriyor.

Özellikle yeni enerji, bilgi teknolojisi ve sağlık gibi sektörlerdeki potansiyel politika değişikliklerinin rekabet ortamını etkileyebileceği endişesi öne çıkıyor. Bazı işletmeler vergi politikası, gümrük vergisi dışındaki engeller ve pazar erişimi konularında ilerleme beklerken, bazıları ise AB’nin “Çin-AB Kapsamlı Yatırım Anlaşması”nın onay sürecini yeniden başlatmasını umut ediyor.

Raporda, Çin ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin birbirini tamamlayıcı ve karşılıklı fayda sağlayan bir yapıda olduğu, iki tarafın sadece kendi pazarlarında değil, üçüncü ülke pazarlarında da işbirliğini artırabileceği görüşü savunuluyor.

Author: cem karaca